Güneş Enerjisi Yatırımlarında Finansman İfadesi Raf’a Kalkması Zamanı Gelmedi mi?

Gecen günler Antalya da bir sponsorun düzenlediği bir yemekli öz tüketim amaçlı güneş enerjisi yatırımcıları ile yapılan bir toplantıda, işletmeler ön planda finansman konusu olduğunu belirttiler.

Baştan bunu söylemek istiyorum, yatırımların ertelenmesinde finansman kelimesinin kullanılması bana iklim krizi ile beraber itici gelmeye başladı.

Çoğu işletmeler için finansman belki çok önemlidir ve maalesef ilk sırada yer almaktadır, yalnız bana göre temiz enerjiden kendi elektriğimizi üretme konusunda finansman konusu gereksiz bir argümandır.

Güneş Enerjisinden kendi elektriğini üretmek için bizde bir tabir vardır saat 12’e 5 var, ben saat 12’yi geçti bile diyorum. Yakında saat 12’i unuttun saat 24:01 demeye başlayacağız…

Nedenleri:

Antalya Organize Sanayi’de son 12 ayda elektriğe gelen zam yüzde 58’i bulmuştur. Bu noktada yatırımcılara göre yüksek banka faizlerinden konuşmak ne kadar doğrudur? Banka faizleri bu rakamların yarısının altında. Ben bu yıl içinde veya en geç 1 ocak 2022’de yüzde 15-20 arasında bir zam daha beklemekteyim. Maalesef bende istemezdim, yalnız bunlar gerçekler.

Ticarethane abonelerinde kilovat saat birim fiyatı kdv hariç 1,00 TL kapısına dayandı. 2022’de bu rakam ütopik değil.

İkinci neden:

Geçtiğimiz günlerde G20 toplantılarında hükümetler iklim krizine karşı mücadele için bir sözleşme imzaladılar. Sonuçların 2023 yılında elektrik faturalarımıza bir karbon vergisi altında yeni bir kalem ile karşımıza geleceğini düşünüyorum. Bu da ilk aşamada kilovat saat başına 20 kuruş civarında olacağını düşünmekteyim.

Bu tespite nereden geliyorum; ön sezgim, mayıs 2016’da “Yenilenebilir enerji vergisine hazır olun” köşe yazımda “”Bunlardan bir tanesi, kısa bir sürede hayata geçirileceğini düşündüğüm tüketicilerin faturasına YEKDEM fonu altında bir ek fatura maliyeti koyulması olacak. Ben başlangıçta kWh başına 5-10 kuruş arasında bir “Yenilenebilir Enerji Vergisi” getirileceğini tahmin ediyorum” İfadesi kullanmıştım. O zamanlar hasan saçmalama böyle bir şey olmaz demektelerdi. Şimdi sanayicinin en büyük derdi YEKDEM maliyeti, ve bu maliyet öngörülen bir rakam değil. Yılın başında açıklanan 12 aylık YEKDEM bedelleri yıl ortasında revize edilmektedir ve bu da sanayicilerin en büyük derdidir. Bu bedel 30 Haziran 2021 tarihinden önceki santrallerde USD bazında olduğu için doların yükselmesi bir artı yük getirecektir.

Kısacana karbon vergisi gelmesi ile yüzde 20 civarında ekstra bir yük bekleyebiliriz.

Bu da mı yetmedi. Hepiniz yeşil mutabakat kelimesini duymuşsunuzdur.

Geçenlerde G7 toplantısında Almanya, İngiltere, Fransa ve İtalya temiz enerjiden elektriğini kullanmayan üreticilere gümrük vergisini getireceğini ve  diğer AB ülkelerine 2025’den sonra başlatacağını basından okumuşsunuzdur.

AB tarafından hazırlanan taslak demir-çelik, alüminyum, gübre, çimento ve elektrik sektörünü yakından ilgilendirmektedir. Bu sektörler AB’ye ihracat ederken temiz enerji kullandıklarını kanıtlayamadıklarında ekstra gümrük vergisi ödeyecektir.

Tekirdağ’da bir tekstil üreticisi geçenlerde bir Amerikan tekstil devi ile anlaşma imzaladı. Sözleşmenin içinde nasıl bir taahhüt vardı; gelecek 3 yıl içinde elektriğin yüzde 50 ‘sini temiz enerjiden karşılamadığı durumda sözleşme fesh edilecektir diye bir madde.

Böyle bir durumu kısa bir zamanda Antalya ekonomisini yakından ilgilendiren turizmde yaşayacağımızı düşünüyorum; AB ve İngiltere’deki büyük acenteler temiz enerjiden elektrik tedarik etmeyen otelleri listelerine almama kararı ütopik bir durum değil.

1 Temmuz 2021’den itibaren lisanslı yenilenebilir enerji tesisleri için karbon sertifikası (YEK-G) verilmeye başlandı. Kısa bir zamanda lisanssız tesisler içinde bu uygulama hayata geçecektir. Karbon sertifikası ile yurt dışına ihraç ederken ve gelecekteki elektrik faturasındaki karbon vergisi için bir anahtar fonksiyonudur. Veya bu sertifikayı Karbon Borsasında kiralayabilirsiniz, Londra Borsasında 1 Ton Karbon Sertifikasının değeri mevcutta yıllık 50-55 Euro civarındadır (2021 yılın başlarında bu rakam 30-35 Euro bandındaydı). Güneşten 1 GWh (1.000.000 kWh) yıllık elektrik üretimi 627 Ton civarında Karbon salımı eş değerdir. Bu da son borsa fiyatlarına göre 1 GWh güneş enerjisi üretim olan bir tesis için 30.000 USD üzerinde bir para girişi demektir.

BANKALAR

Yurtdışında Bankalar Temiz Enerji kullanan müşterilerine daha uygun kredi vermektedir, yakında böyle bir durum Türkiye de yaşanabilir.

Geçenlerde Çetin Ünsalan Bey bir yazısında  “Yani dünyanın en iyi bilançosuna bile sahip olsanız, çevreye duyarlı bir faaliyet içinde değilseniz, karbon emisyonu ile ilgili kaygılarınız yoksa, çevreye zararlı bir enerji türü kullanıyorsanız ya kredi talebiniz geri dönecek ya da çok daha maliyetli bir biçimde karşınıza gelecektir.” İfadelerini kullandı. Bu çok önemli detay değil midir? .

Gelelim can alıcı konuya;

ÇEVRE

Son aylarda dünyada olduğu gibi Türkiyemizi’de yakından ilgilendiren orman yangınları ve sel afetleri. Bunun nedeni nedir, karbon salımı. Dünyamızı güneş ışınlarına karşı koruyan ozan tabakası her yıl inceliyor ve bazı noktalarda delinmekte. Bunun nedeni doğrudan CO (Karbonmonoksit), dünyamızda insan eli veya yangınla her yıl ormanlarımız azalmakta. bundan ve başka nedenlerden dolayı ormanlarımız oksijen üretmekte zorlanmakta. Ormanlarımızın yaşanabilecek bir dünya ve oksijen üretebilmek için işletmelerimiz de temiz enerjiye geçmesi gerekmiyor mu?

Çocuklarımıza ve gelecek nesillere yaşanabilecek bir dünya teslim edebilmek için finansman mı önemli veya yaşanabilecek bir dünya mı önemli?

Geçenlerde orman yangınları kapımızın önüne kadar gelmedi mi? Antalya İlinde ağır gecen Manavgat, Gündoğmuş, Alanya orman yangınları ve en son Antalya OSB de bulunan sanayicilerin dumanını hissettiği Burdur-Bucak yangını.  Finansman ifadesi ile temiz enerjiye geçmeyi erteleyen işletmelerden dolayı yaşanabilir bir dünyadan her gün maalesef daha uzaklaşıyoruz. O zaman saat 12’yi bir değil, yazımın başımda belirttiğim gibi saat 24:01 olmuş olacaktır.

KISACANA DÜNYAMIZI KAYBETMİŞ OLURUZ ve BİR ZAMANLAR YAŞANABİLİR BİR DÜNYA OLDUĞUNU GELECEK NESİLLER KİTAPLARDAN GÖREBİLECEKTİR

Bu konular varken finansman hesaplamaları sizce ne kadar önem taşıyor?

Çevreci işletmeci olma zamanı gelmedi mi?

 

Dipl. Ing. (FH ) Hasan YİĞİT

hasan@energybaba.com.tr

 


14’üncü EIF Dünya Enerji Kongresi ve Fuarı

13 – 15 Ekim 2021 – ANTALYA

www.enerjikongresi.com

You may also like...