Dedikodu Pazarı Solarex – Hasan YİĞİT

Yazımda baştan şunu belirlemek istiyorum ki, SOLAREX’de beklentilerimden daha yüksek katılımcı sayısı vardı.  Gelelim SOLAREX 2019’a.. Tek katıldığım oturum Yenilenebilir Enerji Sektöründeki Türk Kadınları (Turkish Women in Renewables and Energy; TWRE) grubun oturumuydu. Ve gayet keyifli ve dolu geçti.

Diğer oturum içeriklerini çok faydalı görmedim çünkü hep “aynı tas aynı hamam”. Yeni yönetmelik çıkmadan önce bir şeyler konuşulmasını faydalı bulmuyorum. Oturumları daha çok orada bulunan katılımcıların çiftliği gibi görüyorum. Çünkü bu tür oturumlarda nedense hep şirketler ön planda oluyor.

Esas sohbetler fuar alanında koridorlar arasındaydı. Maalesef onu çok  gözlemledim ki artık bizim Türk modül üreticileri arasında ikilik mi diyelim, sahte gülümsememi diyelim..  Kapalı kapılar arkasında birbirlerini kötülemek de diyebiliriz. Bana çoğu standlarda rakiplerin yaptıkları hataların resimlerini göstermektelerdi.

Bu arada geçenlerde sosyal medyada bir paylaşım aklıma geldi, orada Türk üreticileri ile ilgili güzel bir tespit vardı.

Bu paylaşımı burada yeri iken paylaşarak ve sizlere göstermek istiyorum:

“Ülkemiz, yenilenebilir enerji alanında atılım içerisinde olmasına rağmen bu sistemlerde kullanılan aksamların yerlileştirilmesinde istenilen seviyeye ulaşılamamıştır. Sektörü temsil edenlerin biraraya gelerek birlikte iş yapma heveslerinin olmaması bir sonuç olarak görülebilir. Örneğin, fotovoltaik sistemlerde kullanılan panellerin üretimi için 20 ‘yi aşkın firma faaliyet içerisine girmesine rağmen, bugün sayıları bir elin parmakları sayısına düşmüştür. Hâlbuki bu firmalar biraraya gelerek hücreden itibaren sistemlerin ihtiyacı olacak ortak bir tesis kurabilirlerdi. Güneş enerjisi alanında STK’lar arasında çekişmeler, benlik duyguları, ön planda olma gayretleri gelişmeleri engelleyici faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Bugün Almanya’da elektrikli otomobiller için batarya üretimi amaçlı 30 Şirketin bir araya geldiği haberlerini okumaktayız. Kültürümüzde varolan ” birlikten kuvvet dogar” ilkesince zaman kaybetmeyip birlikte başarmak arzu ve gayreti içerisinde olmalıyız. “

Bu paylaşımı yapan arkadaş doğru tespit yapmış, nasıl denilir yani tam 12’den vurmuş. Solarex’de bu tespitin doğru olduğuna kendim de şahit oldum. Birliktelik yerine kapalı kapılar arkasında birbirleri üzerine dedikodu yapmakta mükemmeller !

Bir başka olay daha.. Türk fotovoltaik modül üreticilerimiz AR-GE’de sınıfta kalmış sayılır. Bazı üreticilerimiz “Bifacial Modül Teknolojisiyle” stantlarını süslemişler. İlk bakışta mükemmel, yalnız ikinci bakışta…

Fraunhofer Institute for Solar Energy Systems’de özellikle bifacial modül teknolojisi üzerine çalışmış ve onun üzerine uluslararası makale yazmış bir kadın yüksek mühendis arkadaşla standları ziyaret ettiğimizde, bu çalışmaların bazılarında çok fazla üretim hataları tespit etti. Daha kötüsü stand görevlisi bazı arkadaşların bu arkadaşın tespitlerini dinlememesi ve arkadaşa sen bilmiyorsun diye laf atması ise ayrı bir olaydı. Bir başka üretici de mühendislikteki mantığın dışına çıkıp cevap vermesiyle oldu şöyle ki “evet bu hatalar ile birlikte datasheet oluşturduk“ dedi. Mühendislikte gri bölgeler “grea zone” olmaması lazımdır, maalesef bazı Türk Modül Üreticilerimizde üretimlerde “grea zone” bölgesine de giriliyormuş. Mühendislikte olabilir cümlesi olmaması gerekir, yalnız ve yalnız “olur veya olmaz” (True or False). Bu tespitler bakılırsa sonuç; “Türk üreticilerin çoğu Ar-Ge ve yenilikçikte sınıfta kalmış” durumda.

Geçtiğimiz yıllarda bir Tier-1 üst sıralarda olan üretici bir şirketin Yön. Krl. Bşk. Yrd. ile yüksek düzeyde bir bürokrat ile görüşmemiz sırasında, bürokratımız Çinli şirkete şöyle söylemişti “Türkiye’de gelip kendiniz bir modül/hücre üretim tesisi kurar ve kendiniz üretirsiniz veya malzemeleri getirip Türkiye’de bir üreticisinde OEM üretmek isterseniz; yalnız 3 şirket için o zaman size güvence verebilirim” ifadeleri aklıma geldi. Bu 3 şirket bende kalsın..

Bu bürokratın ne kadar doğru tespit yaptığı bizim üreticilerimizin Ar-Ge ve yenilikçide zayıf olmasının bir göstergesi.

Solarex’de pozitif olaylar da vardı, başta belirttiğim gibi katıldığım tek oturum olan Sedef Budak Hanım’ın öncülüğünde ki Yenilenebilir Enerji Sektörü Türk Kadınları (TWRE) oturumu. Sektörde kadın çalışanlarımızı da eşit olarak görmemiz lazım ayrıca sektörde daha çok kadın yönetici görmek isterim. Maalesef kadın çalışanlara destek daha az olduğu görünmekte. Oturumda bir katılımcının anekdotunu burada paylaşmak isterim. Sektörde bir bölümün teknik müdürü olarak çalışan kadın müdürümüze telefon bağlanıyor, karşıdaki erkeğin ilk sözü müdür kim beni müdürünüze bağlayabilir misiniz ? Kadın müdüre, “ben teknik müdürüm buyrun, yardımcı olabilir miyim” demesine karşılık bir erkek müdür ile görüşebilir miyim sözünü tekrarlıyor ? Her sektörde olduğu gibi yönetici mevkiinde de kadınların olduğunu kabullenmemiz lazım ve onların daha çok sayıda olması için şirket sahiplerinden veya üst düzey yöneticilerinden kadın çalışanlara karşı seçim yaparken eşit davranmaları rica etmekteyim.

Burada son satırımı genç kadın mühendis adaylarına ve mezunlarına seslenmek istiyorum. “Never say never”

You may also like...