Çatıda ürün entegrasyonu yangından korur

Röportaj: Işık TUNÇEL

Yenilenebilir Enerji Uzmanı Hasan Yiğit ile çatı tipi güneş enerjilerinin yapım ve bakım süreçlerini konuştuk. Çatısına güneş paneli kurmak isteyenler için çok sayıda ipucu veren Yiğit; çatıda güneş panelini uzun süre kullanmak ve yangından korumak için ürün entegrasyonuna dikkati çekti.

 

Her geçen gün yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı artıyor. Bu noktada güneş enerjisinden yararlanmak adına yapılan güneş santralleriyle bireysel çatı panel sistemleri arasında ne gibi farklar var?

Güneş enerjisi üretiminde bireysel çatı sistemleri 2013 yılında yürürlüğe giren Lisanssız Elektrik Yönetmenliğinin ana ruhudur. 2013 yılında yönetmenlik yayınlanınca esas amaç çatılarımızda güneş enerjisi santralleri kurup üretim fazlasını ise devletin satın almasıydı. Bireysel çatılarda güneş panellerinin kurulumuna yeni düzenleme ile 10 kilowatt’a kadar kolaylık getirildi. Normal santrallerde birçok kurumdan izin alma ve kurulum için 1 yıla yakın süreç var. Ancak 10 kilowatın altındaki projeler ise kısa sürece hayata geçirilebilecek.

Bir yatırımcı güneş enerjisi santrali kurmak isterse bürokratik engelleri var mı ve nasıl bir süreç onu bekliyor?

Kurulacak santrali10 kilowatt altı ve 10 kilowatt üstü olarak değerlendirmemiz lazım. 10 kilowatt üstü projelerde engel yok yalnız kurulum süreci 1 yıl zaman almakta ve birçok kurumdan izin almak gerekiyor. 10 kilowatt altı, daha fırından yeni çıkmış bir mevzuat. Gerçekçi olursak daha uygulama mevzuatı çıkmadığı için enerji dağıtım şirketleri, bunun nasıl uygulanacağına tam net cevap veremez. Konuyla ilgili kimle konuşsam herkes beni Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) sayfasına yönlendiriyor. EPDK’nın internet sitesinde de başvuru süresi tam net belirlenmemiş durumda. Yine konuyla ilgili Enerji ve Tabii Kaynaklar Banaklığı Müsteşarı Fatih Dönmez bir röportajında “uydu anteni takar gibi” güneş paneli takılabileceğini belirterek bu sistemin önünün açılacağına dair sektör temsilcilerini umutlandırıyor.

EPDK Ocak 2018’de 10 kilowattın altında çatı tipi güneş enerjisi santrallerinin yapımının önünü açtı. Bu aşamada evinin çatısına güneş santrali kurmak isteyen bireysel yatırımcılara önerileriniz nelerdir?

Yatırımcılara en büyük önerim çatı tipi panel konusunda uzman kurumsal şirketlerle çalışmaları ve bu marka ürünlerin entegre biçimde kullanılmasıdır. Çünkü ürünler arasındaki entegrasyon özellikle yangın riskini azaltan en önemli etkendir. Çünkü elektrik oyuncak ve deneme tahtası değildir. Küçük bir hata da binanın yanması ve ölüm vakaların yaşanması kaçınılmaz. Dolayısıyla yatırım yaparken kar edeceğim diye ucuz ve kalitesiz malzemeler almak yatırımcıyla ileride dezavantaj olarak geri dönebilir. Evet, güneş enerjisi, yatırım açısından iyi bir kaynak. Ayrıca uzun süreli bakarsanız, yatırım maliyeti son derece düşük sayılabilir.

Güneş enerjisi santrallerinin kurulum sürecinde nelere dikkat edilmeli?

İlk başta kurumsal bir şirket tarafından kurulumu yaptırılmalıdır. Yine az önce bahsettiğim gibi ürünlerin garanti kılavuzunu doğru ve dikkatli okumak.  Çünkü standart kristalin modüllerde artı 85 dereceye kadar garanti kapsamı vardır. Antalya gibi sıcak bölgelerde modüllerin çalışma sıcaklığı artı 85 derece üzerine fazlasıyla çıkıyor. Antalya’da bazı çatılarda bulunan modüllerde bile artı 110 derece çalışma sıcaklığı olabiliyor. Böyle bir durumda bu şartlara uygun modüller tercih edilmelidir. Üretici veya kurulum yapan firmadan ekstra taahhüt alınması da şart.

Konut ve işyeri sahipleri çatısına GES kurduktan sonra ne gibi riskler oluşabilir? GES’in herhangi bir güvenlik riski söz konusu mu? Yangın, deprem ya da sel gibi doğa olaylarında neler yapılmalı?

Neler var neler, nereden başlayalım. İlk başta ucuz ve markasız kullanılan ürünlerde yangın riski çok büyük olur. Sıcaklıktan modüllerin deforme olmasından sonra arka tarafta bulunan “Etilen Vinil Asetat” (EVA) gibi maddelerde erimeler ve sonrasında yangın çıkabilir. Çatılardaki yangın riskinden devam edersek güneş enerjisi santrali bulunan bir çatıda yangın çıktığı an, merkezi sistem kapatılsa bile modül ve inverter arası elektrik akımı olduğundan ve bu akım 1000 volta kadar çıkabileceğinden itfaiye yangın bölgesine geldiğinde akımı kontrol etmeden suyu fışkırttığında elektrik akımı sula beraber yere ve itfaiye personelinin can güvenliğini riske atar. Birde bizim halkımızın merak hastalığı vardır, bu da başka bir ölüm vaka tehlikesi.

Olası yangın durumunda nasıl önlem alabiliriz?

Güneş enerjisi santrali kuran bina ve evlerin görünen bir yerine bilgilendirme levhası konulması ile işe başlanmalıdır. Bir yangın durumunda itfaiye orada bir güneş enerjisi sistemi olduğunu görmektedir. Eğer binada güneş enerjisi yangın güvenlik sistemi yoksa mesela güneş enerjisi konusunda Dünya’nın en gelişmiş ülkelerinden Almanya’da itfaiye evin yanmasına hiçbir müdahalede bulunmaz çünkü bilir ki yangında elektriğin sula karışmaması gerekiyor. Yani önce güvenlik sistemi yaptırmalı ve bilgilendirme tabelasını asmalıyız. Tabi aynı zamanda güneş enerjisi sistemi kurulan çatıya paratoner kurulması da zorunlu olmalı. Dolu gibi doğal afetler yaşandığında ise modüller ısı kameraları ile denetlenmelidir. Hücrelerde olacak çatlaklar ileride büyüyerek yangın riskine yol açabilir ve ayrıca üretim kaybı da oluşabilir. Ve kemirgen hayvanları da bu bölgeden uzak tutmalıyız ki kabloları koparmasınlar. Kabloların ısırılması sonrası yüksek voltajdan dolayı yangın riski artar.

Her ürün ya da hizmet gibi güneş enerjisi santrallerinin de bir ömrü var mı? Varsa ne kadar neye göre değişiyor?

Firmaların ürün kataloglarında 10-15 yıl arası ürün garantisi ve 25 yıl performans garantisi yazılıdır. Maalesef bu gerçekle uyuşmuyor. Çünkü küçük punto alt yazılarla artı 25 derece ortam sıcaklığı ve 1000 w/m2 ısıda yapılmıştır ifadesi bulunmaktadır. Burada uzun ömürlü ürün almak düşünülüyorsa, ürünlerde 20-25 yıl ömür ve yüksek üretimi olanlar tercih edilmelidir. Antalya ikliminde ucuz ürünlerin kullanım ömrü 5 yıl olabilir.

Son olarak güneş enerjisi santralinin bakım ve denetimlerinde hukuki boşluk var mı? Varsa çözüm yolları nelerdir?

Türkiye’deki uygulamayı bu konularda oldukça uzun mesafe kat etmiş diğer ülkelerle, özellikle Almanya ile karşılaştırmamak gerekir. Çünkü Almanya gibi ülkelerde yapılan, bu sistemlerin alt yapısı ve olaya bakış açısı bizden oldukça farklı. Çözüm hemen yanı başımızda. Bürokrasiyi azaltmak için çatı tipi GES’lerin izin ve kurulum süreçlerinde bütün bürokratik işlemler kaldırılıp sadece iki kuruma görev verilmeli. Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu konunun uzman kamu kurumlarıdır. Bu kurumlarda denetimi 4708 sayılı kanun çerçevesinde faaliyet gösteren yapı denetim şirketlerine ya da 5627 sayılı kanunla kurulan enerji verimliliği danışmanlık (EVD) şirketlerine vermelidir. Yapı Denetim Şirketleri’nin faaliyetleriyle ilgili siyasi muhatap Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’dır. Enerji Verimliliği Danışmanlık (EVD)  şirketlerinin muhatabı ise Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü, dolayısıyla Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’dır. Dolayısıyla denetim ve hukuki boşlukta vatandaş ve yatırımcı kimin kapısını çalacağını bilecek.

 

Kaynak: Antalya Körfez Gazetesi http://antalyakorfez.com/16149-2/

You may also like...