Beş yıl önce 10 yıl sonra

Türkiye`de 80`li yıllarda “5 yıl önce 10 yıl sonra” adlı bir pop müzik grubu vardı. Grup, Türkiye`yi Eurovision Şarkı Yarışması`nda temsil de etmişti.

Ben de o grubun adını önüme koyup düşündüm. 5 yıl önce neredeydik, 10 yıl sonra nerede olacağız, bunu tartışalım istedim.

Tam 5 yıl önce 2010 yılının son günlerini çok iyi hatırlıyorum. TBMM`ye gelen bir kanun teklifi vardı ve en sonunda yılın son günlerinde 29 Aralık`ta uzun zamandır beklediğimiz Yasa TBMM`den geçmişti.

O günlerde yaşadığımız sevinçten, önümüzde uzun, taşlı ve yokuşlu yolların bulunacağı aklımıza bile gelmiyordu. Maalesef bu taşlı ve yokuşlu yollar daha devam ediyor. Tam bir düzelme umudu da ufukta görünmüyor.

Gelelim 10 yıl sonra ne olacak sorusuna… Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmenliği`nde alım garantisinin süresi 10 yıl. Peki 10 Yıl sonra yatırımcıları ne bekliyor? Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu dahil, hiç kimse bu sorunun doğru cevabını veremiyor…

Hemen belirteyim, ağırlıklı öz tüketime dayalı güneş enerji santrali yatırımcıları bu yazıdan korkmasın. Bu durumdaki yatırımcılar rahat bir şekilde koltuklarına oturup, arkalarına yaslanıp merak ediyorlarsa yazının kalanını da okusunlar.

Ancak, ticari amaçlı (bildiğimiz 1 ampul ile 1 MW GES kuranlar) sadece şebekeye elektrik satmak isteyen yatırımcıların bunu dikkatlice okumalarını tavsiye ediyorum.

Gelelim 8 Nisan 2015 tarihinde EPDK`nın yayınladığı, ELEKTRİK PİYASASI LİSANS YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK TASLAĞI`na… Değişiklik Taslağı Madde 10`da herkesi umutlandıran bir ifade yer almıştı.

Neydi bu umut verici madde hatırlayalım:

“Bu Yönetmeliğin 7 nci maddesi kapsamında yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı olarak lisanssız üretim faaliyetinde bulunan tüzel kişiler, tesisin geçici kabulünün yapıldığı tarihi takip eden onuncu yılın son altı ayı içerinde üretim lisansı verilmesi için Kuruma başvuruda bulunabilirler. Bu Yönetmelikte belirtilen yükümlülüklerin sağlanması koşuluyla, Kurum tarafından bu tüzel kişilere başvuru tarihinden itibaren altı ay içerisinde üretim lisansı verilir.”

Ne olduysa bu taslaktan sonra oldu. Piyasa birden alevlendi ve lisanssız GES projeleri peşpeşe ve hığzla hayata geçmeye başladı. Yabancılar da bir anda Türkiye pazarına tam gaz girmeye başladılar.

Dikkat! Burada bir duralım!

Şimdi ortada hukuki bir engel var. Şöyle: Ticaret ve Rekabet kanunları burada ne der? Lisanslı başvurusu olan ve MW başına TEİAŞ’a yüklü miktarda para ödeyen yatırımcılar ve lisanslı yarışmaya girip kazanamayan ve ön çalışma için yüz binlerce TL para harcayan yatırımcılar nasıl düşünür?

Burada ben Ticaret Hukukçularına sormak istiyorum; Lisanssız elektrik üretenlere yönetmelik yoluyla lisans verilmesi, lisanslı üreticiler bakımından Türk Ticaret Kanunu`nun haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil eder mi?

Benim mantığıma ve hukukçu arkadaşlardan aldığım cevaplara bakılırsa bu sorunun cevabı gayet açık: Kocaman bir EVET!

Peki bu Taslağğın amacı neydi o zaman? Ben 8 Nisan tarihinde çıkan bu taslağı, devletin Türkiye`ye sıcak para girmesini sağlamak ve GES kurulumlarını hızlandırmak için ortaya attığı bir olta olarak görüyorum.

Peki bu sonuca nasıl vardım?

Anlatmaya çalışayım. Dünyada çok örnekleri var, son aylarda Çin hükümeti yatırımcılara verdiği sözleri tutmamakla suçlanıyor.

Bir de Avrupa`ya bakalım. Avrupa’daki hükümetlerin çıkardığı yeni yasalar ve son gelişmeler yatırımcıları uzaklaştıracak cinsten…

Türkiye`deki taslak ortaya atılalı ise tam 7 ay oldu ama hala yeni bir adım yok. Taslak raflarda çürümeye başladı ve örümcekler bile ağlarını kurdular…

Kurulan ağlardan dolayı oradan bir yol geçeceğini düşünmüyorum. 10 yıl sonraki duruma ilişkin en iyi ifade bence “eski hamam eski tas” deyimi.

Hukuki ve mantıklı baktığımız an 10 yıl sonra devlet ten alım garantisi olmayacağı öngörülüyor. Alım garantisi olmayınca dağıtım şirketlerinin bu elektriği satın alma mecburiyeti de ortadan kalkacak.

10 yıl sonra teknolojinin geleceği noktayı da dikkate alırsak, benim tahminim, bu tesislerde üretilen elektriği büyük olasılıkla dağıtım şirketleri almayacak. Üretilen elektriği alsalar bile kWh başına 5 $cent`den fazla para vereceklerini hiç tahmin etmiyorum.

Peki bu rakama nereden geldim? Almanya`da geçtiğimiz günlerde yapılan GES ihalesinde 8,49 €cent/kWh başına gitti, İngiltere de 2 pence/kWh civarına düşürmeye çalışıyor.

ABD`de işadamı Warren Buffet 20 yıllık anlaşma yapıp 3,87 $cent/kWh başına satın alma yapacak. Kuwait de 5 $cent/kWh başına fiyatlarla ihaleler yapılıyor.

Küresel pazarda 2015 fiyatlarına bakarsak 2025`te Türkiye de 5 $cent/kWh`den fazla bir ödeme yapmayacaktır.

Dikkat! Sistem kendisini amorti ettiği için, 10`uncu yılın sonundan itibaren bütün kazancınız vergilendirilecek. Devlet Baba da pastadan payını almak ister. İdari masraflar, bakım masraflar vs de gider tarafına eklendiği an sizin 5 $cent fiyatınız birden 3 $cent’e düşecek.

İyi bir bölgede çalışan GES’inizin MW başına geliri birden 180 bin dolardan 45 bin dolara düşecek.

Bu en iyi senaryo. En kötü durum ise dağıtım Şirketinin ben almayacağım deme hakkını kullanma ihtimalidir. O zaman bir deyim kullanmak istiyorum affınıza sığınarak. Daha fazlasını isteyen “avucunu yalar”. Umutlarınızın suya düşmesinin üzerine bir bardak soğuk su içersiniz…

Gelelim biraz pozitif bakış açısına. Demokrasilerde çareler tükenmez. Bu deyimi hepimiz biliyoruz ve hep kullanıyoruz. 10 yıl sonra lisanssız GES`lerin ticari hayatına devam etmesini sağlayabilecek yollar da var.

Çok fizibil mi, bu yine bir başka soru? Burada biraz kafa yormak sizlere düşüyor. Şimdi bu yazı dan sonra bazıları çamur atıyorsun yorumlarını önümde görür gibiyim.

Bu arkadaşlara bir sorum var. Söyler misiniz lütfen? Bugün kurulan lisanssız elektrik üretim tesislerinin hukuk durumu 10 yıl sonra ne olacak?

Gelecek yazılarımızda buluşmak dileğiyle şimdilik hoşçakalın diyorum.

 

19.11.2015

You may also like...