Goca GES’ler Bizi Gavurcek mi?

Goca GES’ler Bizi Gavurcek mi?
Ben bu Antalya’nın sıcağında, o koca fabrika çatılasında GES gurarken kan ter içinde galıyom gari. Hep derdim kendi kendime, ulen bu meretler eyi güzel de, altı cehennem kibi yanıyo. Hindi bana soruyolla, “Energy Baba, 20 megavatlık GES ile 1000 megavatlık goca santral aynı mı ısıdıyo? Bi gatsayısı var mı, 50 gatı mı ısıtcez endee dünyayı?” deye.
Bire anacım, millet saniyo ki 20 megavatlık santral havayı 3-4 derece ısıdıyosa, 1000 megavatlık olanı 50’ylen çarp, 150 derece yapee, hepimizi gavuruvee sanıyo! Yok ööle bişey ellaham. Bu tabiatın da bi guralı, bi mizanı va. İster 20 megavatlık ufak bişi gur, ister 1000 megavatlık deniz kibi tarlayı gapla, o panellerin ortası en fazla 3-4 derece, bilemedin 5 derece ısınıyo. Neci derseniz? Çünki ısınan hava durmeyyo ki orda, püfür püfür yellerlen, rüzgarlan gök yüzüne gaçıveeyo. Tabiata şükür, ööle gatsayıylan filan çarpılıp da cehenneme dönmeyyo ortalık.
Emme velakin işin asıl ezinçli tarafı ne biliyonuz mu? 20 megavatlık santralin ısıttığı hava şurdan şuraya 300 metre getmeden dağılıp gediyoru. Ama o 1000 megavatlık mereti gurdun mu, binlerce dönüm yörük ovasını, bizim Burdur’un o canım yaylalarını boydan boya ısıdıveeyo. Isı aynı ısı, 3-4 derece eyi de, o sıcak havayı goca bi derya kibi ovaya yayıyolla.
Hele durun, asıl içime dert olanı deycem size! Televizyonda o goca goca okumuş adamlar, ilim irfan sahibi proflar çığrınıp duruyo. Neymiş efem, taa Paris İklim Anlaşması’nda, o COP dedikleri cafcaflı zirvelerde garar almışla. Küresel ısınmayı 1,5 derecede dutcez, yogsam felaket olur, kıyamet gopar, geri dönüşü olmazmış deye bas bas bağırıyolla. Bire ağalar, bire eyi okumuş beyler! Siz bütün dünyanın ateşi 1,5 derece artmasın deye yırtınıyonuz, dağlara taşlara destan yazıyonuz da; biz burda goca ovaları, serin yaylaları endee panellerlen 3-4, bilemedin 5 derece gavuruyoz gari! Hani nerde galdı sizin çevreciliğiniz? Dünyayı gurtarcez deye kendi memleketimizi, kendi yörük yurdumuzu cehenneme mi çevircez gari? Bu nası bi perhiz, bu nası bi lahana turşusudur deye sormazla mı adama?
Benim birtanem Gülnur’uma akşamları çay içerken hep dert yanarım. “Gülnur’um” derim, “Biz bu enerciyi üretecez deye, o serin yaylaların havasını bööle gavuruyoz. İlerde o pınarlar, o serin rüzgarlar bize küsmez mi gari?” deye kahırlanırım.
Sözün özü dostlar… 1000 megavatlık GES bizi 100 derece gavurmaz, emme o ılıman sıcaklığı koca ovaya yayar da, tabiatın o serin nefesini kesivee. Dünyayı 1,5 dereceden gurtarcez derken, gendi yurdumuzu 5 dereceyle yakmeylim. Güneş eyidir, hoştur ama kantarın topuzunu gaçırıp koca ovaları panelle dolduruken, tabiatın ahını almayalım gari. Ne edip edip dengesini bulcez bu işin…









