Pandemi Süresince Fuarlar Yapılsın mı Yapılmasın mı?

Yazıma başlamadan önce burada fuarların ekonomiye etkisi ele alınmayacak. Paradan önce “İNSANLIK” vardır. Yazım “SAĞLIK” ve “İNSANLIK” çerçevesinde ele alınacak.

Ekonomiye ne kadar etkisi olacak veya olmayacak değerlendirmesini ekonomistlere bırakıyorum.

Gecen günlerde LinkedIn, Facebook ve Twitter de bir anket düzenledim.

Anketin başlığı “2021 yılının ilk yarısında Covid-19 salgın süresinde kapalı alanda yapılacak fuarlara katılma durumunuz nedir?”

Başta sonuçları açıklayacağım ve arkasından bu sonuçları okumaya çalışacağız.

Linkedin:
  • Evet katılacağım: % 16,0
  • Hayır katılmayacağım: % 71,4
  • Belirsizim: % 12,6
Facebook:
  • Evet katılacağım: % 7,7
  • Hayır katılmayacağım: % 88,4
  • Belirsizim: % 3,9
Twitter:
  • Evet katılacağım: % 14,3
  • Hayır katılmayacağım: % 78,6
  • Belirsizim: % 7,1

Bize ilk bakışta bu rakamlar fuarların çok az ziyaretçi geleceğini göstermekte.

Sosyal medya platformlarını teker teker analiz edelim.

Linkedin iş ağı platformu olduğundan dolayı iş insanlarının katılım oranı Facebook’tan fazladır. Oylayanlara bakılınca burada EVET oyu verenlerin çoğu öğrenci ve Fuar organizasyonları ile direk ve/veya indirek bağlantılı olan katılımcılar olduğu öne çıkmakta. HAYIR oyları arasında bir eski fuar organizatörünün de aralarında olması beni biraz şaşırttı. Ayrıca HAYIR oyları arasında kendi sektörlerinin önde gelen şirketlerin genel müdürleri, yönetim kurulu başkanları ve üyelerin de arasında olması fuarların salgın süresinde yapılması ne kadar doğru olacak bu bir soru işareti getirmekte.

Gelelim Facebook’a; Facebook daha bir genel sosyal medya ağı, burada daha çok ziyaretçi ayağı müşterileri çoğunlukla olduğu için EVET oyu kullananların oranı üç sosyal medya ağın en düşüğü. Burada fuarlara ziyaretçilerin çok düşük olacağı ve çok az verimli geçeceğin sinyali olarak okuna bilinir.

Twitter biraz entelektüel camianın platformu olarak gözükse bile oranlar LinekdIn ve Facebook oranların ortalarında gezinmekte.

Şimdi görev fuar organizatörlerinde, bu rakamları doğru okuyup yeni konsept düzenlemeleri gerekiyor, ayrıca fuar katılımcı ve ziyaretçilerin güvencesi için hükümetin verdiği uygulamaların arkasına saklanıp bu yeterlidir dememeleri gerekir.

Fuar ziyaretçileri %100 güvence istemekteler ve bunu isterken de haklılık payları da vardır.

Dünya Gazetesi Yayın Kurulu Başkanı Şeref Oğuz Bey’in 18 Kasım 2020’de bir yazısının başlığı tam bu satırlara uymakta.

“GÜVENLİK HAMİLELİK GİBİDİR; %99’u OLMAZ”

Yazısının sonunda bu ifadeleri kullanmaktadır. “Sözü yine başlığa bağlayalım; hamileliğin de güvenliğin de yarımı olmaz. Ya güvenlisin ya da değilsin. Tıpkı hamilelik gibi.”

Fuar şirketleri fuarlara ziyaretçi getirmek istiyorsa, kafa yormaları gerekiyor. Fuara katılıp, fuarda korona ya yakalanıp sonrada vefat eden biri olursa bunun vebalinin altından kalkabilecek misiniz?

Bilindiği gibi korona belirtisi olmayan COVID-19 virüsü taşıyanlar olduğu bilinmekte. Fuarda bu tür bir katılımcı ve ziyaretçi kaç kişiye virüs bulaştırır, bunu hesapladınız mı?

 

COVID-19’un ilk günlerinde mart ayında düzenlenen bir fuardan 7-10 gün sonra fuara katılanlar arasında koronaya yakalananlar olduğunu bilmekteyim. Eğer bu gibi organizasyonları tam güvenli yapamazsanız bir boşluk hep olmaktadır. O tarihlerde benim paylaşımımdan rahatsız olan bir fuar şirketinin avukatı beni arayıp, paylaşımlarımı silmezsem dava açmak ile tehdit etmişti. Onun aramasından iki gün sonra bakanlıktan fuarlar yapılmasın diye bildiri çıktı ve o fuar organizatöründen bugüne kadar bir özür gelmedi.

Gelelim bugüne, fuar organizatörleri ziyaretçilerin güvenini almak için neler yapabilirler:

  1. Eskiden yapıldığı gibi (örnek İzmir Fuarı gibi), birleşip büyük bir açık hava fuarı düzenlenebilinir. Antalya’nın Aksu ilçesinde bulunan Antalya EXPO bom boş durmakta,
  2. Her katılımcıdan fuar başlamadan 48 saat önce yapılmış negatif bir PCR testi istenilmesi,
  3. Yerli ziyaretçilerden HES kodu sorgulaması,
  4. Yerli ziyaretçilerden korona olmadıklarına dahil taahhütname,
  5. Yabancı ziyaretçilerden negatif PCR testi,
  6. Bütün stantlarda içme ve yemek servisi yasağı,
  7. Bütün fuar alanında maske kullanım mecburiyeti ve sert denetim uygulaması, maske kullanmayanların direk fuar alanından dışarıya çıkarılması ve giriş yasağı verilmesi,
  8. Bütün fuar alanında (açık alan dahil) sigara ve tütün kullanım yasağı.

Daha başka maddeler de var ama sayfalar yetmez…

Yukarıda belirttiğim gibi fuar organizatörlerinin bu tür anketlerin sonuçlarını güzel okumaları ve güzel bir analiz yapmaları lazım, yoksa…

Yazımın sonunda bazı fuar organizatörlerine seslenmek istiyorum. Katılımcılardan bu yılki iptal edilen (veya onların kelimeleri ile gelecek yıla ertelenen) fuar için aldıkları paraların geri ödenmediği ve kendi istekleri dışı 2021 fuarı katılımı için aktarıldığı şikâyetleri gelmekte. Burada Tüketici Hakları Kanunu açıkça belirtmektedir.

Sözleşmenin esaslı unsurlarından birisinin değişmesi halinde katılımcı, bu değişikliği kabul edebileceği gibi, yapılan değişikliği kabul etmediğini düzenleyicisi veya aracısına yazılı olarak bildirmek koşuluyla aşağıdaki seçimlik haklardan birisini kullanabilir:

A) Düzenleyicisi veya aracısı tarafından sunulan, eşit veya daha yüksek değerde ek bir bedel ödemeksizin katılma.

B) Fiyat farkının kendisine iade edilmesi şartıyla daha düşük değerde bir işlem yapılmasına.

C) Herhangi bir tazminat ödemeksizin sözleşmeden dönme ve ödenen paranın iadesi.

KORONA’dan korunmak için üç önemli unsur Maske – Mesafe – Temizlik kurallarına herkesin uyması dileği ile yazımı burada bitirmek istiyorum

 

Dipl. Ing. (FH) Hasan Yiğit – 22.11.2020

hasan@enerjibaba.com


13 – 15 Ekim 2021
EIF Antalya da

You may also like...