Her şeyin bir ederi var – Hasan YİĞİT

Değerli Enerji Günlüğü okuyucuları, uzunca bir aradan sonra yeniden karşınızdayım. 22 Ekim 2013’te Enerji Günlüğü’nde yazdığım ilk yazımda olduğu gibi bu kez de güneş panelleri konusundaki bir uyarı ile başlayacağım.

Son günlerde piyasada 1 MW çatı güneş enerji santrali (GES) teklifleri arasında uçurumlar olduğunu görüyoruz. KWp fiyatları 40 $cent ile 65 $cent bandında değişiyor.

Bu büyük fiyat farkları akla soru işaretleri getiriyor.

1 MWp büyüklüğündeki bir güneş enerji sistemi için modül dışındaki maliyetlere bir bakalım.

Kaliteli bir inverter 4-6 $cent/kWp ile alınabilir.

Alt konstrüksiyon 5-7 $cent/kWp tutar.

Kablo maliyetlerine de 5-6 $cent/kWp yazalım.

AG-OG çalışmaları için de 4-5 $cent/kWp harcanabilir.

Ayrıca çatılarda bilinmeyen başka maliyetler de çıkabilir.

Buradaki en düşük fiyatlardan gidersek kWp başına maliyet 18 $cent çıkıyor.

Bu hesaplamaya işçilik, risk faktörü ve müteahhitlik kazancı dahil değil.

Bildiğim kadarıyla modül fiyatları 27-32 $cent civarında.

Bu durumda 40 $cent/kWp anahtar teslim teklifleri, soru işareti, soru işareti…

Geçenlerde PV Magazin’de bir haber gözüme çarptı. İtalya’da, tesislerin verimini arttırmak için yapılan yenilemeler nedeniyle geri dönüşüme (recycling) sokulan modüllerin Türkiye de dahil başka ülkelere gönderildiği yazıyor.

Peki Türkiye’ye İtalya dışındaki başka ülkelerden de bu tür geri dönüşüm modüller gelmiş olabilir mi?

Yani kafamda yeniden soru işaretleri…

Bugünlerde bir de global pazarı etkileyen koronavirüs salgını da güneş paneli sektörünü etkileyebilecek durumda.

Çin’de üretimlerin düştüğü ve bazı bölgelerde durduğu da duyuluyor.

Şimdi kafamda bir soru işareti daha geldi. Çoğu ham maddeler ve en önemlisi güneş panellerinin hücreleri o bölgeden geliyor.

“B” ve “C” grade hücreler ve ham maddeler Türkiye’ye gelebilir mi?

Güneş enerjisi sistemi kurdurmak istiyorsanız, ilk bakılacak faktör para değil.

İlk bakılacak faktörler kullanılan ürünler ve kuracak EPC şirketi.

Evet fiyat önemli de; ucuz bir ürün alırsanız, bu sistem 4-5 yıl sonra Black-Out olursa daha pahalı olmuş olmuyor mu?

Burada IBT Solar yetkililerinden Hamza Küçükyarma’nın geçenlerde, benim de katıldığım Uşak Organize Sanayi Bölgesi’ndeki (OSB) bir toplantıda kullandığı bir sözü aklımda kaldı: Bazen ucuz, çok pahalı olabilir…

Burada başka bir yerden örnekle gitmek istiyorum. Güzel ve kaliteli bir lokantada yemek yemeye giderken fiyata bakıyor musunuz? Aslında biz neden oraya gidiyoruz? O lokantadaki yemeklerde taze ve kaliteli malzeme kullanıldığı ve o yemekleri hazırlayan iyi bir aşçısı olduğu için değil mi?

Peki neden güneş enerjisi sistemi (GES) kurarken ilk başta kullanılacak malzeme ve kuran şirkete bakmıyoruz? Ve neden ilk baktığımız yer teklif mektubunun sağ alt kısmındaki anahtar teslim kurulum fiyatı oluyor?

Enerji Günlüğü’nde 22 Ekim 2013’te Mehmet Kara’nın teşviki ve ciddi katkısı ile başlattığım köşe yazılarımda zaman zaman bu konuları da açtım. Yalnız, yazdığım bu yazılardaki noktalara pek de dikkat edilmediğini maalesef çoğu projelerde gördüm.

Yazımı burada herkesin bildiği bir söz ile bitirmek istiyorum: Ucuz mal alacak kadar zengin değilim.

Kaynak: Enerji Günlüğü 04.03.2020

https://www.enerjigunlugu.net/her-seyin-bir-ederi-var-31791yy.htm

You may also like...