GES`inizin kalitesi en zayıf halka kadar

Türkiye`de güneş enerjisi yatırımları iyice popüler hale geldi. Yine de alınan yol bırakın kulağı, neredeyse devede tüy. Ancak kurulumlar hızlanırken, ileride ortaya çıkabilecek sorunları daha işin en başında önlemek büyük önem taşıyor. Yani GES kalitesinden söz ediyoruz. Geçtiğimiz haftalarda, GES`lerde kalite sorununu, GÜNDER Başkan Yardımcısı Osman Özberk ile konuşmuştuk. (http://www.enerjigunlugu.net/ozberk-geslerde-kaliteye-dikkat_15363.html). Şimdi de Türkiye solar sektörünün en eskilerinden Zenit Enerji`nin Genel Müdürü Can Camcı`ya mikrofon uzattık. Buyrun…

TÜV Rheinland`ın, “Her üç GES`ten biri sorunlu” diye özetlenebilecek raporunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bunlar, tüm yatırımcıların arayıp da bulamadığı türden raporlar. Yetkin kuruluşlar tarafından hazırlanmış çalışmalar, sorunları ortaya koyduğunda, yatırımcıyı bu işten soğutmak bir yana, daha da bilinçlendirip doğruya yönelmesini ve doğruyu seçmesini sağlar. Nasıl ki Marmara depreminden sonra halkımız ev almaktan vazgeçmekmiş, ev seçerken görünüşünden çok binayı yapan firmanın depreme uygun inşa edip etmediğini sorgulamaya başlamışlarsa, GES`ler konusundaki sorunları ortaya koyan raporlar da bu tür davranış değişikliklerine yol açar.

Olumsuzlukları içeren bu tür raporların duyurulması moral bozucu, olumsuz etkilere yol açar mı?

TÜV Rheinland’ın bu raporunun yayınlanmasında bir sakınca yok. Ancak, sonuçları yetkin kişiler tarafından iyi analiz edildiğinde bir işe yarayacaktır. Bir tahlilin doktor tarafından yorumlanması gibi düşünülebilir. Yüksek kaliteli malzemeler kullanılsa da uygulama doğru yapılmamışsa verimsiz bir yatırım ortaya çıkar. Bu durum hem yatırımın maliyetini yükseltir hem de tesis birim zamanda beklenen üretimi gerçekleştiremeyeceği için yatırımın geri dönüşünün hesaplanandan çok daha uzun sürmesini beraberinde getirir.

 Raporu da dikkate alırsak, sizce yatırımcılar daha çok nelere dikkat etmeli?

Yatırımcının burada yapması gereken, doğru malzemeye ve doğru firmaya ulaşmak. Maliyet fayda analizi tam da bu noktada ortaya çıkıyor. Ucuza alınan, fakat gerektiği kadar üretmeyen bir yatırımın ne yatırımcıya ne de ülkemize bir faydası vardır. Yatırımcının karar verirken dikkat etmesi gereken noktaları özetlemek gerekirse şunları söyleyebiliriz. Birincisi, tasarımın nasıl ve kimin tarafından yapıldığına bakmak lazım. Tasarımı yapanın geçmiş tecrübesine ve referanslarına dikkat edilmeli. İkincisi, kullanılacak malzemelerde verimlilik ve değişim ihtiyacı olduğunda yedek parçalara kolay ulaşabilirlik ve bunların garantileri önemli. Ayrıca, kullanılacak malzemeleri satan firmaların bakım hizmeti kalitesi kritik. Uygulamayı yapacak firmanın tecrübesi ve referanslarına bakmak gerekiyor. Uygulayıcının finans gücü, ne kadar süreyle yaptığı işin arkasında durabileceğine bakmakta yarar var. Uygulamayı yapacak firmanın bakımla ilgili bilgi ve deneyimini mutlaka dikkate almal gerekiyor. Açıkça söylemek gerekirse TÜV Rheinland’ın raporunun bu parametrelere göre değerlendirilmesi yatırımcıyı doğru sonuca ulaştırır.

 Size göre Türkiye`de GES`lerde en sık rastlanabilecek hatalar neler?

Malesef ülkemizde insan kaynaklarına yeteri kadar değer verilmiyor. Bu da tasarım ve uygulamalarda başarısız sonuçlara davetiye çıkarıyor. Tüm şirketlerin yetişmiş personel çalıştırması ya da personelini gerekli eğitimlerden geçirmesi başarının bir anahtarıdır. İlk adım önemli. Süreç tasarımla başladığına göre, doğru tasarım başarının yüzde 50`sini oluşturuyor. Kötü bir tasarım, ne kadar iyi malzeme kullanılırsa kullanılsın, ne kadar iyi bir uygulama yapılırsa yapılsın başarısızlıkla sonuçlanacaktır. Ama tüm bu organizasyondaki süreçleri çalışanlar yönettiği için yetkin insan kaynağının (tasarımdan malzeme seçimine, başarılı uygulamaya kadar) bu işteki en önemli nokta. Güneş Enerjisi Santralleri bir sistem entegrasyonudur ve tasarımdan uygulamaya kadar bir zincirden söz ediyoruz. En zayıf halka, sistemin başarısının ölçüleceği noktadır.

 GES`lerle ilgili kalite denetim firmaları Türkiye`de neden yok? Ya da böyle bir ihtiyaç var mı?

Ülkemizde akredite kontrol mekanizmalarının bulunması faydalı olur. Fakat bu tür akredite kuruluşların birden fazla olması gerektiğini düşünüyorum.

 

31.10.2015

You may also like...