BEDAVA GÜNEŞ PANELİ TARLADA BİTİYOMUŞ DA BİZİM HABERİMİZ YOKMUŞ!

Kıymetli okuyanlar. Geçen gün kahvede çay içerken internette gezinirken Sergii Chabannyii adlı bir uzmanın yazısına denk geldim. Okurken kendi kendime dedim ki, “Bizim memlekette neden bazı şeyleri görmezden geliyoruz?” Şimdi herkesin ağzında bi “çatıya panel takak, dağa pervaneli direk dikek” lafı var. İyi hoş da hep yerli olmayanların malı, hep masraf, hep dışarıya giden para. Halbuki kurban olduğum Allah, o paneli topraktan yeşil yeşil fışkırtmış da bizim ruhumuz duymamış!

Bu otun adı dev Miscanthus. Bizim dilde söylemesi zor, o yüzden “fil otu” diyek geçek. Bildiğiniz ot lan bu! Ama öyle davarın, koyunun yediği pıtırak falan sanmayın. Bir senede 3-4 metre uzuyor, sırıktan uzun koca bir şey. Doğanın öyle bi aklı var ki, bu ot güneşi ve havadaki pis gazı elektrik süpürgesi gibi höpürdetip içine çekiyor. Sonra bunu odun gibi sem sert bi gövde yapıyor. Al sana doğal güneş paneli! Işığı alıp bedava yakıta çeviriyor.

Bizim çiftçinin, köylünün derdi biter mi? Mazot olmuş ateş pahası, gübre desen altınla yarışıyor. Tarlayı sür, tohuma, ilaca dünya para dök, perişanlık… Oysa bu fil otunu alıyorsun, tohum da değil ha, kök parçasını tarlaya sadece bi kere gömüyorsun. İlk sene azıcık etrafındaki yabani otu boku temizleyip bakacaksın. Ondan kelli tam 25 sene sırtüstü yat! Yalanım varsa kahvede çaylar benden. 25 sene boyunca her yıl tarladan hasat veriyor. Gübre istemez, nazlanmaz, ilaç da sormaz. Kışın kendi yaprağı dökülür, toprağına gübre olur, dibinde başka otu boğar çıkartmaz. Bizim Burdur tarafının o susuz, kurak, dağ başı kıraç yerlerinde bile arsız gibi inadına büyüyor bu meret.

Beyaz Yakalıların Sıfır Karbonu Yalan, Asıl Mesele Eksi Karbon!

Bide şimdi bu beyaz yakalılar televizyona çıkıp “biz sıfır karbon olacağız” deyip hava atıyorlar. Kardeşim sıfır karbon yetmez, bu ot eksi karbon yapıyor, eksi! Nasıl dersen, bu ot havadan 100 kilo egzoz dumanını, o zehirli gazı emiyor, taa yeraltındaki köklerine hapsediyor. Sen bunu kışın kesip pelet yapıp kaloriferde cayır cayır yakınca anca 20 kilo duman ediyor. Aradaki 80 kilo zehir ne oldu? Yalan oldu! Sen evinde kışın gürül gürül ısını yon, sobanı yaktıkça dışardaki hava temizleniyor. Resmen havanın sümkürüğünü temizliyor mübarek!

Avrupa’da elin adamı 25 senedir köyünü, hastanesini bu otu yakarak ısıtıyor. Biz hala doğalgaz faturasına bakıp saçımızı başımızı yolu yok. Üstelik bu otu ineklere, atlara altlık yatak yapıyorlar, hiç toz yapmıyor, hayvan mis gibi yatıyor.

Ama dur, iş sadece soba yakmakla da bitmiyor! Bu dev otu fabrikada bi evirip çeviriyorlar; ondan iplik yapıp kumaş dokuyorlar, doğada kendi kendine eriyip giden plastik yapıyorlar, inşaatlara tuğla gibi sağlam malzeme üretiyorlar. Yani kıraç topraktan biten ot, koca sanayiye mal oluyor. Kuru ot deyip geçme, adamı sanayici yapar valla.

Velhasıl kelam ağalar… Her şeyi koca koca demir fabrikalarında aramaya lüzum yok. Toprak ananın bağrında koca bi mucize yatıyor. Boş yatan tarlaları bu doğal güneş paneliyle bi doldursak; hem sanayiye mal üretsek, hem bedava ısınsak, hem de havayı mis gibi yapsak fena mı olur? Biraz aklımızı başımıza alıp de toprağa baksak. Kalın sağlıcakla, traktörün mazotu bitti ben kaçı yom!

You may also like...