“Yüz Yüze” Fuar mı ? e-Fuar mı?

Yazımın ilk satırlarında buradan SolarEx İstanbul’u 10-12 Haziran 2021 tarihine ertelemelerinden dolayı kutlarım, doğru bir karardı.

Dijital dünyaya 1980 yıllında Amstrad 64 ile giren biri olarak, bilgisayar dünyasından uzak olmayan biriyim. Ana mesleğimde bilgisayar dünyasından uzak değil. Alman ya da Fachhochschule Aachen’da makina mühendisliği fakültesine bağlı “Computer Advanced Engineering”, teknik yazılımcı mezunuyum. Almanya’daki eğitimi bilenler bilir. 4 sömestr herkes ana bölümünde, bende makine mühendisliği dersleri ve arkasından 4 sömestr uzmanlaşmak istediği bölümde. Bizde de o yıllarda numerik matematik, Fortran, Pascal, Basic, C++, X86 Assembler gibi dersler gördük.

İş hayatımın ilk yıllarında çalıştığım şirkette AutoCad için projeye göre özel scriptler hazırlayan bölümdeydim. O zamanlar hayatımıza daha WYSMNG girmemişti, her proje için özel modüller hazırlanırdı.

İlk modern X86 PC’mide 1988 yılında aldım, X86-8 Mhz, 640 kB Ram ve 5 MB harddiski vardı.

Demek istediğim ben dijital dünyadan uzak biri değilim, World Wide Web sisteminin ilk yıllarından beri bende içindeyim. Yeni nesil belki “World Wide Web” ne olduğunu bilmez, bunlara kısacana “www” diyelim.

Online Oturumların verimliliği sorgulamamız lazım?

Gelelim konumuza, ben ilk günlerden beri webinarlara ısınamadım, bana göre hiç verimli gelmedi bu tür çevrimiçi konferanslar, çevrimiçi sempozyumlar, çevrimiçi sohbetler vs.

Bana sorarsanız bu tür çevrimiçi oturumların verimliliği “O” – “SIFIR”

Bire bir, yüz yüze oturumları, fuarları, konferansları özledik.

Burada maalesef Vuhan’dan gelen arkadaşımız bize bir duvar koydu. Bu arkadaşımız bu tür ortamları çok seviyor, birinden birine kolaycana geçip dünya turu yapabiliyor.

Yalnız sektörlerin ve ekonominin kalkınması için yüz yüze fuarların yeniden hayata geçmesi gerekiyor.

Şimdi sesleri duyuyorum, Hasan sen değil miydin veya başkaları mı o yazıları yazdı? Evet bendim…

Bu tezlerimin hala arkasındayım, yalnız gecen yıl tıp yönünde çok bilgimiz yoktu ve aşımız ortalıkta yoktu.

Şimdi yeni gelişmeler var ve aşı üretildi.

2021’in ilk aylarında aşılamanın yapılması daha başlangıcında olduğu için daha uygun değil, yılın 2’nci yarısından itibaren özel tedbirlerle “yüz yüze” fuarların yavaş yavaş hayatımıza geri dönmesi gerekir.

Özel Tedbir: AŞI sorunluluğu

Fuara katılımcı veya ziyaretçi olarak katılmak isteyenler devletimizin ücretsiz dağıttığı aşıyı beklemesine (sırasının gelmesine) gerek yok. Fuara katılmak istiyorsa, parasını verir özel hastanede aşısını olur; yanlış mı düşünüyorum?

Avrupa Birliği bir tür aşı pasaportu hayata geçirmek istiyor, bizde fuarlara katılmak isteyenlere aşı zorunluluğu getirelim.

Normalleşme mi? Yeni Standartlar mı?

Burada aklıma gelmişken bana göre normalleşme kelimesini kafamızdan silmemiz gerekir, onun yerine yeni standartlar ifadesini kullanmamız gerekir.

Benim için Prof. Dr. Uğur Şahin’in açıklamaları hep önceliklidir, belki ikimizinde aynı yıllarda çocukluğumuz ve gençliğimiz Almanya’nın Köln şehrinde geçtiği için bir yakınlık hissetmiş olabilirim. Kendisi açıklamalarında Vuhan’dan gelen arkadaşla daha birkaç yıl beraber yaşayacağımızı çoğu röportajlarında ifade ediyor ve bana göre bu arkadaşla beraber yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor.

Bu da bana göre yeni Covid-19 ile yaşama standartları.

Fuarlarla ilgili önlemler ne olabilir.

HES Kodu Uygulaması

Hayatımızda HES kodu diye bir uygulama var, HES kodu uygulamasının içine aşılanma bilgisi koyulamaz mı? Fuarlara yalnız ve yalnız “AŞI” yaptıranların girmesi tarafındayım.

Geçenlerde Sosyal Medyada (LinkedIn, Facebook ve Twitter) bununla ilgili bir anket yaptım. Oylamaya katılanların yüzde 57,64 ‘i “AŞI” zorunluluğu gelsin yönünde oy kullandı. Yüzde 34,98 ‘i zorunluluk gelmesin ve yüzde 7,38 ‘i kararsızdı.

Bu anket benim tezimi doğrulamakta, çoğunluğumuz fuarlara, konferanslara, sempozyumlara vs. yalnız ve yalnız “AŞI” yaptıranların girmesi tarafında.

Bana göre daha uyulması gereken uygulamalar ne olması gerekir:
  • Maske kuralı
  • Sosyal mesafe kuralı
  • Stantların arasındaki mesafeler daha genişletilip, ziyaretçilerin stantlar arasındaki yollarda yoğunluk olmaması için.
  • Doğal havalandırma yapılabilecek fuar alanları seçilmesi gerekir
  • Stantlarda sıcak içecek servisi yapılmaması
  • Stantlarda yiyecek servisi yapılmaması
  • Kısa aralıklarla fuar alanı ve stantlar hep dezenfekte edilmesi

Bunlar ilk başta aşıdan hariç aklıma gelen uygulamalar. Bu listeyi daha çoğaltabiliriz, hepimizin bir kafa yorması gerekir.

Neden Antalya?

13-15 Ekim 2021’de EIF Enerji Kongresi ve Fuarının organizatörlerin Antalya’ya gelmesinin nedenlerinden biri belki büyük bir alanda yapabilmek ve stantların arasındaki yolu genişletip o bölgede yoğunluğu düşürmek olabilir mi? Bundan dolayı lokasyon olarak Antalya’yı seçmiş olabilirler.

Antalya fuar alanı ANFAŞ, COVID-19 süresince güzel bir lokasyon. Nedenleri:

  • 40.000 m2 kapalı alan olmasından dolayı, stantlar arasındaki arayı (yürüyüş yollarını) genişletip o bölge de yoğunluk azalır.
  • 3 adet servis kapısı açılması ile orada güzel bir doğal havalandırma yapılabilir ve içerisinde temiz hava sirkülasyonu olmuş olur.
  • Kış ayları, ilk ve son baharda havaların Türkiye’nin öbür bölgelerine karşı COVID-19 süresinde bu tür fuar düzenlemeler için Antalya’nın uygun olması
  • Yaz mevsimi hariç ılımla hava olmasından dolayı ziyaretçi ve katılımcıların temiz hava alabilmek için dışarıya rahat çıkabilmesi.

Antalya doğumlu olarak bende biraz mikro-milliyetçilikte var, biraz Antalya reklamı gerekir.

Sonuç; bu önlemlerle ve aşı sorunluluğu ile benden onay var…

Ekonomimizin ve sektörlerin hareketlenmesi için yeni standartlar altında verimli fuarların yapılmasına bir engel görmüyorum.

Yazımın son satırlarını EIF fuar organizatörlerin Ankara’dan Antalya’ya fuarı taşıdıkları için teşekkürlerimi sunarım ve Murat Dilek Bey ile görüşmelerimde kendisinin COVID-19 ile ilgili çok hassas olduğunu öğrendim. Kendisi Antalya’da yapılacak EIF Enerji Kongresi ve Fuarında ziyaretçilerin ve katılımcıların COVID-19 hassasiyetini düşünerek güzel bir fuar düzenleyeceğine inanıyorum.

Sorumluluklar

Bu tür organizasyonlarda görev sadece devletimizde ve organizasyon yapan şirketlerde değil, aynı zamanda bu tür organizasyonların ileride sürdürülebilir ve ekonomimize katkı sağlaması için aynı zamanda katılımcı ve ziyaretçilere de yeni standartlarla ilgili sorumlulukları yerine getirmesi zorunludur.

Enerjinin yeni Başkenti ANTALYA

EIF Kongre ve Fuarından direkt önce 10-12 Ekim 2021 günlerinde Antalya Regnum Hotelinde “Türkiye Enerji Zirvesi” düzenlenmekte. Bunu da takviminize eklemenizi tavsiye ederim.

10-15 Ekim günleri enerjinin kalbi Antalya’da atacak anlamına gelmektedir, bu da enerjinin başkentinin Antalya olduğunu kanıtlamıştır. Bir mikro-milliyetçi olarak enerjinin başkenti İzmir diyenlere sormak isterim, bu tür organizasyonlar İzmir’de var mı? 

Güneş Enerjisi sektörünü yönlendiren bir arkadaşımızın da Antalya’ya taşındığını duymak, Güneş Enerjisinin Başkenti Antalya olduğunun bir kanıtı değil midir? Unutmadan eklemek isterim 13-15 Ekim tarihlerinde EIF Kongre ve Fuar kapsamında GÜNDER tarafından her 2 yılda düzenlenen SolarTR 2021 de paralel aynı günlerde ve aynı lokasyonda yapılacak.

Bir taş ile 2 organizasyon, 10-15 Ekim haftasına bakarsak bir taş ile 3 organizasyon. Bu başka nerede görülmüştür?

10-15 Ekim 2021 de herkesi Antalya’ya davet ediyorum. Antalya her zamanki gibi HAZIR. Ekim ayında Antalya denizi, doğası, tarihi ve enerjisi ile başka güzeldir.

 

Dipl. Ing. (FH) Hasan YİĞİT

hasan@enerjibaba.com


14’üncü EIF Dünya Enerji Kongresi ve Fuarı

13 – 15 Ekim 2021 – ANTALYA

 

 

You may also like...