Güneş Enerjisi Santrallerin İkinci Yıldan Sonraki Gizemi – Hasan YİĞİT

Son zamanlarda güneş enerjisi santrali denetim şirketleri ile yaptığım görüşmelerden sonra, çoğu GES’lerde sorunların davul ve zurna sesi ile geleceği kanaatine vardım. Verim kaybı, modüllerde hatalar vs. Bunların çoğu da 2017 yılı sonu yapılan santrallerde görülüyor. Bu daha buz dağının görünen tarafı, daha büyük tehlike kapımızın önünde.

En büyük tehlike işletmenin ikinci yılından sonra ortaya çıkacak. Ben şimdiden iddia edebilirim, şimdiye kadar kurulan güneş enerjisi santrallerinin yarısından fazlasında sorun yaşanacak.

Bildiğimiz gibi modül, invertör ve başka sistemlerde görebileceğimiz hatalardan daha çok işçilik hataları da olacak.

İşlerin çoğu taşeronlara verildiği için ve taşeronların çoğunda da kalifiye eleman çok az. Bana gelen resimler ve videolarda nasıl çalışıldığını maalesef gördüm ve Türkiye’deki GES’lerin çoğunun gelecek 2-3 yıl içinde alarm vermeye başlayacağına inanıyorum.

Üreticilerin kurulum koşulları o kadar ağır ki, Türkiye’de kurulan çoğu santrallerde kurulum aşamasında üreticilerin ürünleri garanti kapsamı içine giriyor. Pek çok GES kurulumda nakliye sırasında üreticinin belirlemiş olduğu kriterlerin dışında nakliye işlemleri yapılıyor.

Bir de +85 derece olayı var…

Güneş enerjisi modüllerin Data Sheet’lerine / kılavuzlarına baktığımızda orada çalışma sıcaklığı olarak -40°C ile +85°C arası yazmakta. Bu ibarenin bu yazı ile ne alakası var diye soracaksınız. Bunu ortam sıcaklığı ile karıştırmayalım!

Güneş enerjisi modülünüzün çalışma sıcaklığı +85°C geçtiği zaman modülünüz otomatik garanti kapsamı dışına girmekte. Arazide bu büyük sorun değil, çünkü bu çalışma sıcaklığına ulaşılması nadirdir. Fakat, şimdi çatıdayız, Antalya Stadyumu’nun üzerinde bulunan modüllerin sıcaklığının +110°C’yi bulduğunu ve bazı modüllerin 3 yılını doldurmadığı halde değiştirildiğini de biliyoruz.

Burada TOKİ şartnamesinde güzel bir madde koymasından dolayı, üretici firma modülleri değiştirmekte. TOKİgüneş enerjisi modül üreticisinden ne istemişti; “üretici firma tarafından -10°C ile +120°C arası çalışma sıcaklığına uygundur taahhütnamesi”

Şimdi gelelim ana konuya. Kuran firma hukuken iki yıl işçilik garantisi vermek zorunda. Çoğu da o iki yıllık garanti süresi içerisinde kendileri servis dahil veriyor. Sorun burada başlıyor.

İddia edebilirim, iki yıl işçilik garanti süresi biter bitmez GES’lerde büyük sorunlar ortaya çıkacak. Neden mi? İki yıl süresince sistemi kuran firma servis işlemleri yaptığı için, çoğu yaşanan küçük hataları pembe gözlük ile yatırımcıya gösterecek, o kadar da önemli olmadığını söyleyecek.

Burada markalı EPC firmalarını dışarıda tutmak isterdim. Yalnız Almanya’da bu tür EPC firmaların kurduğu santrallerde ikinci yıldan sonra yaşanan vakalardan dolayı mahkemelere gidildiğini bilmekteyim. Türkiye’de 2017 sonunda bazı büyük EPC firmalarının da işi yetiştirebilmek için taşeronlara iş verdiklerini biliyoruz.

İlk iki yılda yaşanan bu küçük vakalar zamanla büyüyecek ve ikinci yıldan sonra yaşanan küçük çatlak ve küçük leke zamanla büyüyecek ve sisteminize büyük zararlar yaşatacak.

Evet, gelelim ikinci yıl sonra ne olacağına…

Yaşanan vakada siz kuran firmayı arayıp şikayet edeceksiniz, onlar suçu üreticiye atacak. Üreticiyi arayacaksınız, o da sistemi kuran şirketi suçlayacak. Kendi şartlarına uyularak kurulmadığını iddia edecek. Kuran firmanın iki yıl işçilik garanti süresi bittiği için siz yatırımcı olarak ortada kalacaksınız.

Peki ne yapacaksınız?

İki yol var. Birincisi mahkemelerde yıllarca sürünmek. Orada haklı olduğunuzu kanıtlayıp kazanabilir misiniz? Pek kolay da değil.

İkinci yol da; bozulan ürünleri, parçaları yeniden almak ve üstüne soğuk su içmek. Çoğu zaman bu sizin bir yıllık kazancınızın üzerine çıkabilir.

Gelelim daha büyük tehlikeye, yeni mevzuatla beraber kurulumlar daha çok çatıya çıkacak. Çatı GES’te yaşanacak bir vaka daha büyük sorunlara yol açabilir. Örnek olarak, fabrikanın çatısının yanması ve bununla beraber üretimin durma noktasına gelmesi.

Bu vakalara karşı riski düşürmek için neler yapılması gerekir?

1.   Güneş enerjisi modül üretim süresi TSE, TÜBİTAK veya ona benzer  şirketler tarafından modüllerin üretim yapılan yerinde denetim yaptırmak.

2.   Çatıda yapılan kurulumdan sonra TSE, TÜBİTAK veya ona benzer şirketler tarafından kurulumun denetlenmesini (projeye uygunluğu, kurulum aşamasında ürünlerde hatalar oluşmuş mu, vs.) sağlamak.

Bir seferlik ödeyeceğiniz bu para sizin ileride bir yıllık kazancınızı kurtarır ve daha kötüsü işletmenizin kül olmasını önler. Bu bağımsız kuruluşlar ile yapılan denetimden sonra hazırlanan rapora göre kuran firmaya ya da ekipman üreticisine gidebilirsiniz ve düzeltme talep edebilirsiniz.

Yoksa, ikinci yıldan sonra yaşanacak vakalardan dolayı mahkeme salonlarında dolaşmaktan kendi esas işinize zaman bulamayacaksınız.  Sigortam var, sigorta öder derseniz, bu da başka bir sorun. Sigorta burada işçilik hatası var derse ne yapacaksınız? Veya üreticinin verdiği garanti/kurulum kılavuzuna aykırı durum var derse… O zaman sigorta da para ödemez!

Burada bir özel denetim firmasının yaşadığı durumu size aktarmak isterim. Müşterisi için 1 MW modül üretim süresinde modül üretim fabrikasında ürünleri onlar da denetlemişler. 1 MW’lık üretimde 500 adetten fazla modülü hatalı bulup sevkiyata verilmeden geri iade etmişler.

Bir de 2016 yılında TÜV Rheinland tarafından yapılan 100 adet saha denetimlerinde her üç santralde hatalar bulduklarını da buradan hatırlatmak isterim.

Bu sefer son sözüm:

“Güvenmek iyidir, fakat denetim daha iyidir.”


Dipl. Ing. (FH) Hasan YİĞİT

 hasan@enerjibaba.com

+90 (532) 235 78 31

You may also like...