Güneş Enerjisi Sektörü bu duruma nasıl geldi?

Güneş Enerjisi sektörü 5 yıl önce 2 Ekim 2013 tarihinde çıkan “Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik” ile bir umutlandı ve önceden 30 Mart 2013 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 6446 Kanun nolu “Elektrik Piyasası Kanunu” ile Lisanssız Santrallerin 1 MW’e çıkması ile bir rant olayına çıktı.

O tarihten sonra Güneş Enerjisi Santral yapmak rant işi oldu. Yönetmeliğin esas amacı olan Öz Tüketim ağırlıklı yerine, ağırlıklı olarak bana göre etik olmayan “1 Ampul ile 1 MW” güneş enerji santral yapımına geçildi.

Esas yatırımcılar yerine “çantacılar” tarafından yapılan projeler mantar gibi ortaya çıktı ve sonradan bazı projeler el değişti ve bazı projeler finansmanı kuvvetli EPC şirketler tarafından hayata geçirildi.

Birde lisanssız projelerin çoğunun yönetmeliğe aykırı durumda olan usulsüz abonelik gösterilerek hayata geçirildiğine de bakarsak bu sektörün baştan kötü kokular ile rant sektörü olarak doğduğu görünmekte.

LÜY kapsamında GES projelerin çoğunun daha kurulmadan el değiştirdiğini gördük.  23 Mart 2016 tarihinde yayınlanan “Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapmasına Dair Yönetmelik” geçici kabul yapılmadan hisse devrinin yasaklamasının da bir işe yaramadığını gördük.

Enerji Bakanlığına yapılan şikayetlerden sonra ve bu gelişmelerden sonra Enerji Bakanlığı mecburen bir dur demesi gerekiyordu ve kapasiteleri durdurdu.

Geldiğimiz noktada kurulmuş santrallerin çoğu satışa çıktığı görünmekte. Benim kendi bildiğim 1.500 MW üzerinde satılık Güneş Enerjisi Santrali var.

Bu sektör başta dürüst bir temel üzerine kurulsaydı ve sağlıklı büyüme ile kurulumlar gerçekleşseydi, Güneş enerjisi sektörü yaşadığı bugünlere gelmezdi.

Birde güneş enerjisi ekipman üreticilerin arasında çoğu zaman rekabet kurallarına aykırı işlemler yapıldığı çok rastlandı. Yenilenebilir Enerji Tüketiciler Derneği Genel Sekreteri olarak başta güneş enerjisi ekipmanlarını daha yakından takip edeceğim.

Şimdi bunların hepsinin baştan nasıl yapılması gerekirdi. İlk başta sektörümüzün önde gelen STK’larımız rant peşinde olan üreticiler, EPC ve “yatırımcılar” yerine tüketicileri de düşünüp bir ”Etik kurulu” kurulsaydı ve sektörü doğru yönlendirselerdi sektörümüz şimdi doğru olduğu yerde olacaktı.

2013’ten beri Enerji Günlüğünde yazdığım yazılarda her zaman bu gelişmelerden dolayı sektörü uyarmaya uğraştım nedense her zaman sektöre taş koyuyorsun kelimeleri ile karşı karşıya kaldım.

Sektörün son aylarda yaşadıkları, başta “Solarian” ve SolPEG” in sahalardan hazırladıkları raporlar benim o zamanlar yazdığım yazıların hep doğru olduğunu gösterdi. Nedense o zamanlar çoğu kişi tarafından bunlar hayal yazısı olarak nitelendi.

Kısacana güneş enerjisi sektörün bu duruma gelmesine, sektör oyuncular suçu önce kendilerinde arasınlar. Suçluyu başka yerde aramalarına gerek yok.

Sektörün hepsi suçlu değil, çoğunluğunda dürüst oyuncularda var. Yalnız susmak da bir taraftan suçtur. Sektöre darbe yapılmasın diye görmezden gelindi ve seslenilmedi. Geldiğimiz nokta her şeyi masada göstermekte.

Güneş Enerjisi Sektörünün yeniden eski günlere dönmek için sektörün kendi içinde bir temizlik yapması  ve silkelenmesi şart. Ayrıca güneş enerjisi ekipman üreticilerin esas gücün kendilerinde olmadığını anlamaları lazım, esas gücün tüketicide olduğunu anlama zamanı gelmiştir.

Tüketiciye aykırı işlem yapan üreticilerin karşısında bundan itibaren Yenilenebilir Enerji Tüketiciler Derneği Genel Sekreteri olarak beni bulacaklarını bilmeleri ile yazımı bitirmek istiyorum.

 

Enerjibaba, 29.10.2018

You may also like...